Devlet akıl ve bilimle yönetilir, din dayatamaz

Genel Başkanımız Namık Kemal Zeybek, katıldığı video söyleşide laiklik, eğitim sistemi ve devlet–din ilişkisine dair değerlendirmelerde bulunmuştur.
Genel Başkanımız Zeybek, devletin temel görevinin yurttaşlara bilimsel ve akılcı eğitim sunmak olduğunu vurgulamış; devletin herhangi bir dini dayatma ya da din adamı yetiştirme görevi bulunmadığını ifade etmiştir. Bu yaklaşımın, inanç özgürlüğünün doğal bir sonucu olduğunun altını çizmiştir.
Zorunlu din derslerine ilişkin görüşlerini de paylaşan Zeybek, dinin devlet eliyle tek bir anlayış üzerinden öğretilmesinin hem dine hem de topluma zarar verdiğini belirtmiştir. Devletin dini öğretmeye çalışmasının, inancı baskı unsuruna dönüştürdüğünü dile getirmiştir.
Z kuşağında gözlemlenen inançtan uzaklaşma sürecine dikkat çeken Genel Başkanımız, dinin siyasetle özdeşleştiği ülkelerde gençlerin inançla bağlarının zayıfladığını, bunun temel nedenlerinden birinin dayatmacı politikalar olduğunu ifade etmiştir.
Tarihten örnekler veren Zeybek, Roma İmparatorluğu ve Osmanlı’nın çöküş süreçlerinde dinin devlet yönetimine hâkim olmasının önemli bir etken olduğunu belirtmiş; din devleti anlayışının hem devleti zayıflattığını hem de dini yozlaştırdığını vurgulamıştır.
Türk töresine de değinen Genel Başkanımız, Türk devlet geleneğinde devletin bir dini olmadığını, ancak inanç özgürlüğünün esas kabul edildiğini hatırlatmıştır.
Atatürk’ün laiklik anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zeybek, Atatürk’ün hiçbir zaman İslam karşıtı olmadığını, aksine devletin din dayatmadığı bir düzen kurarak inancı bireylerin vicdanına bıraktığını ifade etmiştir.
İmam hatip okullarının tarihsel gelişimine de değinen Genel Başkanımız, bu okulların sayısındaki artışın eğitim sistemi açısından ciddi bir kaynak israfına dönüştüğünü belirtmiştir.
ATA Parti’nin eğitim vizyonunu paylaşan Zeybek, imam hatip okullarının meslek liselerine dönüştürüleceğini; gençlerin yapay zekâ, teknoloji, tarım ve sanayi gibi alanlarda donanımlı bireyler olarak yetiştirileceğini ifade etmiştir. Gençlerin dogmalarla değil, bilimle geleceğe hazırlanmasının temel hedefleri olduğunu vurgulamıştır.